Küresel Güç Dengesinde Değişim: ABD’nin Müttefikleri Çin’e Doğru Kayıyor

Mart 16, 2026
ABD

21.yüzyılın küresel güç dinamikleri hızla evrilirken, ABD’nin geleneksel müttefikleri arasında belirgin bir dönüşüm gözlemleniyor. Kanada, Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık gibi ülkelerdeki kamuoyu, Donald Trump’ın dış politika kararları nedeniyle ABD’ye karşı giderek daha mesafeli bir tutum benimsiyor. Bu eğilim, yalnızca siyasi bir tepki olmanın ötesinde, ekonomik bağımlılıklar, teknolojik üstünlük ve genç nesillerin algıları gibi faktörlerle şekilleniyor. POLITICO’nun yakın tarihli anketi gibi çalışmalar, bu ülkelerdeki vatandaşların Çin’i ABD’den daha güvenilir bir ortak olarak görmeye başladığını ortaya koyuyor – bu da Batı merkezli küresel düzenin sorgulanmasına yol açıyor.

Trump’ın “Önce Amerika” yaklaşımı, uluslararası ilişkilerde köklü değişikliklere neden oldu. Ukrayna’ya yardımların geciktirilmesi, NATO müttefiklerine ekonomik yaptırımlar tehdidi ve Dünya Sağlık Örgütü gibi kurumlarından çekilme gibi adımlar, ABD’yi küresel sahnede izole etti. Grönland’ı ilhak etme veya Kanada’yı “51. eyalet” yapma gibi provokatif açıklamalar, müttefiklerle ilişkileri daha da gerginleştirdi. Bu politikalar, Avrupa ve Kanada’da ABD’ye yönelik olumlu görüşleri önemli ölçüde düşürdü. Örneğin, Pew Araştırma Merkezi’nin 2025 bahar anketine göre, Kanada’da ABD’ye olumlu bakanların oranı bir yılda %20 düşerek %34’e geriledi; aynı dönemde Çin’e olumlu bakış %13 artarak aynı seviyeye ulaştı. Benzer şekilde, Almanya’da %51, Kanada’da %49, Fransa’da %48 ve Birleşik Krallık’ta %45 oranında katılımcı Çin’i Trump liderliğindeki ABD’den daha tercih edilebilir buldu.

ABD

Hürmüz’ün Yedi Kalesi: İran’ın “Batmaz Uçak Gemileri” ve Küresel Enerji Denklemi

Okumak istersen →

Bu değişim, Trump’ın yarattığı belirsizliğin bir sonucu olarak yorumlanıyor. Ankete katılanların çoğu, Çin’e yaklaşmanın nedeni olarak ABD’nin güvenilmezliğini gösteriyor – Çin’in kendisinin daha istikrarlı hale gelmesini değil. Eski ABD yetkilileri, bu politikaların Çin’in anlatısını güçlendirdiğini belirtiyor; Washington’un “kabadayılık” olarak algılanan tutumu, müttefikleri alternatif arayışlara itiyor. Buna karşılık, Çin Avrupa ile yatırım forumları düzenleyerek ve AB-Çin ilişkilerini “ortaklık” olarak tanımlayarak fırsatları değerlendiriyor. 2025’te Kanada’nın Çin ile ticaret anlaşması imzalaması, Birleşik Krallık’ın yüksek değerli ihracat anlaşmaları ve Fransa ile Almanya liderlerinin Pekin ziyaretleri sonrası siparişler alması, bu eğilimin somut yansımaları.

Teknolojik üstünlük algısı da bu kaymada kritik rol oynuyor. Çin, elektrikli araçlar, güneş panelleri, robotik ve yapay zeka gibi alanlarda lider konumda görülüyor. 2026’ya gelindiğinde, Çin’in rüzgar ve güneş kapasitesini ikiye katlayacağı, pil kapasitesini altı kat artıracağı öngörülüyor; bu da veri merkezleri ve AI gibi enerji yoğun teknolojilerde avantaj sağlıyor. Ankete göre, Kanada, Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık’taki katılımcıların çoğunda Çin’in ilk süper zeki AI’yi geliştireceğine dair inanç hakim. Bu algı, Xi Jinping’in vizyonu doğrultusunda milyarlarca dolarlık yatırımlarla destekleniyor; ABD ise bu yarışta geride kalıyor gibi görülüyor.

Genç nesiller, bu dönüşümün öncüsü konumunda. 18-24 yaş arası Avrupalılar, Çin’e daha olumlu bakıyor; sosyal medya üzerinden Çin kültürü, teknolojisi ve günlük yaşamı hakkında bilgi ediniyorlar. Çin Bilimler Akademisi’nin bir araştırmasına göre, genç Avrupalıların %70’i Çin bilgisini sosyal medyadan alıyor. TikTok gibi platformlar, Çin’e olumlu içerik sunarak ABD’nin “otoriter tehdit” anlatısına karşı bir alternatif yaratıyor. Uzmanlar, gençlerin ABD siyasetindeki memnuniyetsizliğin bu eğilimi tetiklediğini belirtiyor; “Çin hakkında yalan söylendi” algısı yaygınlaşıyor. 2026 anketlerine göre, Avrupa gençliğinin %82’si Çin’e olumlu bakıyor, özellikle Güneydoğu Avrupa, İspanya ve Birleşik Krallık’ta bu oran yüksek.

Küresel güç algısında da benzer bir kayma var. Kanada, Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık’ta yarısına yakını Çin’in hızla yükselen bir süper güç olduğuna inanıyor. Avrupa Konseyi Dış İlişkiler’in anketi, AB ve Birleşik Krallık’ta ABD ile ilişkilerin zayıflayacağını düşünenlerin oranını %24 olarak gösteriyor. ABD’de ise %63’ü kendi üstünlüklerinin süreceğine inanıyor, ancak müttefiklerde bu iyimserlik yok. Çin’in bilgi manipülasyonu çabaları, bu algıyı pekiştiriyor; ancak uzmanlar, Avrupa’nın Çin’e karşı savunma kapasitesini kullanarak bu “kendi kendini gerçekleştiren kehanet”i önleyebileceğini savunuyor.

Sonuç olarak, bu kayma ABD’nin müttefiklerini kaybetme riskini artırırken, Çin’in küresel tedarik zincirlerindeki hakimiyetiyle birleşince Batı’nın stratejik konumunu zayıflatıyor. Ancak bu eğilim geri döndürülebilir; müttefikler arasında daha güçlü işbirliği ve ABD’nin tutarlı politikaları, dengeyi yeniden sağlayabilir. Gelecek yıllarda, genç nesillerin sosyal medya etkisindeki görüşleri ve teknolojik yarış, bu güç mücadelesinin kaderini belirleyecek.

Kaynaklar:

  • POLITICO Poll (2026)
  • Ana kaynak: “Top US allies are turning toward China instead. Blame Trump” (15 Mart 2026 tarihli makale).
  • Bu anket, Public First ile ortaklaşa Kanada, Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık’ta yapılmış olup, ABD’ye karşı güvensizlik, Çin’e yönelim, yapay zeka liderliği algısı ve genç nesillerin görüşleri gibi temel verileri sağlamıştır.
  • Pew Research Center (2025 raporları)
  • “US favorability down, China favorability up in many countries” (Temmuz 2025).
  • “Views of the United States” (Haziran 2025) ve ilgili uluslararası görüş anketleri.
  • Kanada’da ABD’ye olumlu bakışın %34’e düşmesi, Çin’e bakışın aynı seviyeye yükselmesi gibi spesifik oranlar buradan alınmıştır.
  • Institute of European Studies at the Chinese Academy of Social Sciences (2025-2026 anketi)
  • “China in the Eyes of European Youth: Perspectives of Young Europeans on China-Europe Relations” (2025 sonu-2026 başı).
  • Genç Avrupalıların (18-35 yaş) Çin’e yönelik olumlu algısı (%80+), sosyal medya etkisi ve Çin’in teknolojik/ekonomik üstünlüğü görüşleri bu kaynaktan gelmektedir.
  • European Council on Foreign Relations (ECFR) anketleri (2025-2026)
  • “How Trump is making China great again” raporu (Ocak 2026).
  • Avrupa’da ABD ile ilişkilerin zayıflayacağı algısı, Çin’in yükselen süper güç olarak görülmesi ve genç nesillerdeki eğilimler gibi veriler kullanılmıştır.
  • Çeşitli haber ve analiz kaynakları (2025-2026)
  • Çin-Avrupa ticaret gelişmeleri: Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Kanada Başbakanı Mark Carney’nin Pekin ziyaretleri sonrası anlaşmalar (örneğin Airbus siparişleri, ticaret dengesi çabaları).
  • Çin’in yenilenebilir enerji, elektrikli araç ve AI yatırımları (örneğin rüzgar/güneş kapasitesi artışı, pil üretimi).
  • Bu bilgiler DW, Reuters, Financial Times ve Rhodium Group gibi kaynaklardan doğrulanmıştır.

Konu Yorum

Konu Herkesin Yorum Bizim: Türkiye ve Dünya gündeminde öne çıkan konuları ele alıp değerlendirmeye çalışan bir internet sitesidir.

ABD
Previous Story

Hürmüz Krizi Gıdaya Uzanıyor: Küresel Tarım Zinciri Alarmda

ABD
Next Story

İran Savaşı Rusya’ya Ne Kazandırıyor?

ABD
Previous Story

Hürmüz Krizi Gıdaya Uzanıyor: Küresel Tarım Zinciri Alarmda

ABD
Next Story

İran Savaşı Rusya’ya Ne Kazandırıyor?

Latest from Editor

İran Rejimi Yıkılmazsa İsrail Ne Olur?

Haziran 2025’te İsrail’in İran’a yönelik başlattığı ‘On İki Gün Savaşı‘, Orta Doğu’nun jeopolitik haritasını yeniden çizmesi beklenen bir çatışma olarak tarihe geçti.

Laricani Suikastı Ne Anlatıyor?

Öldürüldüğü İddia Edilen Ali Laricani: İran Devlet Aklının Sivil Mimarının Kaybı Ne Anlama Geliyor? İsrail kaynaklarının öldürüldüğünü iddia ettiği Ali Laricani hakkında