Mary Anderson, 1903 yılında bu cihazın patentini aldı, ancak fikrinin ticari değeri olmadığı söylendi.
Arabalar ve otobüsler modern şehir manzarasının vazgeçilmez unsurları hâline gelmeden önce, birçok şehirde mahalleler arasında yolcu taşımak için tramvaylar kullanılıyordu. Yaz aylarında bu yolculuk oldukça bunaltıcıydı; sıcak havada birbirine yapışmış, ter içinde kalan onlarca yolcu dar alanlara sıkışıyordu. Ancak kış ayları daha da zorluydu.
En büyük sorun tramvayların ısıtılmaması değildi—bu sorun, 1890’larda elektrikli hale getirilmeleriyle çözüldü—asıl mesele karla karışık yağmur ve karın tramvay sürücülerinin görüşünü tamamen engellemesiydi. Sürücülerin ya başlarını açık pencereden dışarı çıkarmaktan ya da her birkaç durakta bir durup camı dışarıdan elle temizlemekten başka seçenekleri yoktu. Her iki durumda da içeriye dondurucu soğuk hava doluyordu.
ABD NATO’dan Çıkarsa Türkiye Ne Yapacak?
Okumak istersen →İş kadını Mary Anderson, Alabama’nın Birmingham kentindeki evinde toplu taşımanın bu mevsimsel sorunuyla hiç karşılaşmamıştı. Ancak 1902 yılında kışın New York’u ziyaret ettiği sırada bir tramvayda titreyerek yaptığı yolculuk ona bir fikir verdi. Ya sürücü, bir pencereyi ya da kapıyı açmak zorunda kalmadan, camı içeriden temizleyebilseydi?
Anderson hemen bir prototip üzerinde çalışmaya başladı. Tasarladığı sistem, ucunda kauçuk bulunan ahşap bir koldan oluşuyordu. Araç içindeki bir kol çekildiğinde bir yay mekanizması devreye giriyor ve silecek camın yüzeyi boyunca hareket ederek görüşü engelleyen kar ve suyu temizliyordu. 10 Kasım 1903’te Anderson’a “Cam Temizleme Cihazı” için ABD Patent No. 743,801 verildi—bu, tarihteki ilk otomobil sileceğiydi.
Mary Anderson’ın silecekten önceki hayatı
Anderson, 1866 yılında Alabama’daki bir plantasyonda doğdu. Babası o henüz dört yaşındayken hayatını kaybetmiş olsa da geride bıraktığı miras sayesinde Anderson maddi açıdan güvenli bir ortamda büyüdü.
Hayatının 1889 yılına kadar olan kısmı hakkında çok az şey bilinmektedir. Bu tarihte dul annesi ve kız kardeşi Fannie ile birlikte hızla sanayileşen Birmingham şehrine taşındı. Burada aile emlak sektörüne girdi ve Highland Avenue üzerinde Fairmont Apartments adlı apartmanı finanse edip inşa etti. Bu girişim, Anderson’ın erkek egemen iş dünyasına attığı ilk adım oldu.
Sonraki yıllarda Anderson, yerel gayrimenkul geliştirme ve yönetim faaliyetlerine daha fazla dahil oldu. 1893 yılında Kaliforniya’nın Fresno kentine taşınarak bir sığır çiftliği ve üzüm bağı işletmeye başladı. Ancak bu girişimin uzun ömürlü olmadığı anlaşılıyor.
Kısa bir süre sonra Anderson yeniden memleketine, Fairmont Apartments’a döndü ve hastalanan teyzesine bakmaya başladı. Teyzesi vefat ettiğinde, hayattayken ailenin açmasına izin vermediği sandıklarda sakladığı altın ve mücevher stokları ortaya çıktı. Bu birikim, Anderson’ın girişimcilik faaliyetlerini finanse etmesine yardımcı oldu; bunlar arasında ilk cam sileceğinin icadı da bulunuyordu.
Neden daha az kadın mucit var?
Anderson hiç evlenmedi ve ondan önce ve sonra gelen birçok kadın mucit gibi, erkeklere kıyasla girişimcilik konusunda farklı sınırlamalarla karşılaştı. Örneğin kadınların mülk sahibi olmaları veya banka hesabı açmaları uzun süre çeşitli kısıtlamalara tabiydi.
Bugün bile ABD’de patent sahiplerinin yalnızca yüzde 12’si kadınlardan oluşuyor. Bowdoin College’da ekonomi profesörü olan Zorina Khan’a göre bu durumun arkasında birden fazla neden bulunuyor.
Khan’a göre en önemli sebeplerden bazıları engellerden çok tercihlerle ilgili. Ona göre, “Birincisi, patent alınabilen teknolojiler ile kadınların üretmeyi tercih ettiği teknolojiler çoğu zaman örtüşmüyor. İkincisi ise patentlerin fikir piyasası oluşturmasıdır; ancak mucit fikrini satmak veya buluşunu ticarileştirmek istemiyorsa patent sistemi o kadar da işlevsel değildir.”
Mary Anderson silecek fikrini satamadı
Mary Anderson ise cam temizleme cihazını gerçekten satmak istiyordu. En az bir buçuk yıl boyunca henüz yeni gelişmekte olan motorlu araç endüstrisindeki üreticilere icadını pazarlamaya çalıştı. Ancak aldığı cevapların çoğu, 20 Haziran 1905’te Montreal merkezli Dinning & Eckenstein firmasının gönderdiği ret mektubuna benziyordu:
“[Cam temizleme cihazının] satışını üstlenmemizi gerektirecek kadar ticari değere sahip olduğunu düşünmediğimizi üzülerek bildiririz.”
Sorun yalnızca otomobil endüstrisinin henüz emekleme aşamasında olması değildi. Bazı kişiler cam temizleme cihazının tehlikeli olduğunu bile savunuyordu. Onlara göre sileceğin ileri geri hareketi sürücünün dikkatini dağıtabilirdi; hatta bu durum, ön camdan hiç görememekten bile daha kötü kabul ediliyordu.
Anderson hiçbir zaman bir alıcı bulamadı. Torunlarına göre bunun bir nedeni de onun bağımsız ve evlenmemiş bir kadın olması ve arkasında bir baba figürünün bulunmaması olabilir.
Bugün ise dünyanın neredeyse bütün motorlu araçlarında cam sileceği bulunuyor. Bu durum, Anderson’ın aslında zamanının çok ilerisinde olduğunu gösteriyor.
Otomobillerde sileceklerin yaygınlaşması
Mary Anderson’ın patent almasından beş yıl sonra otomobil üreticisi Henry Ford, Ford Model T’yi piyasaya sürdü. Beş yıl sonra ise Ford hareketli montaj hattını devreye soktu. Bu yenilik, otomobil üretim süresini büyük ölçüde kısalttı ve araçların maliyetini ciddi biçimde düşürdü.
Otomobiller ABD genelinde yaygınlaştıkça üreticiler cam sileceğinin değerini fark etmeye başladı. 1920’lerin başına gelindiğinde Anderson’ın icadının bir versiyonu çoğu araçta standart hâle geldi.
Anderson’ın ise muhtemelen hiçbir zaman telif veya lisans geliri elde etmediği düşünülüyor; çünkü ABD Patent No. 743,801 1920 yılında sona ermişti. Ayrıca otomobil üreticileri onun tam tasarımını kullanmamış, yalnızca fikri geliştirerek farklı versiyonlar üretmişlerdi.
Anderson’dan sonra başka kadın mucitler de ortaya çıktı. Bunlardan biri de 1917’de ilk elektrikli otomatik cam sileceğini icat ettiği düşünülen Charlotte Bridgewood’dur. Bridgewood, Anderson’ın orijinal fikrünü geliştirerek yeni bir aşamaya taşıdı.
Mary Anderson, cam sileceklerinin dünya çapında milyonlarca otomobil ve otobüsün vazgeçilmez bir parçası hâline geldiğini görecek kadar uzun yaşadı. Ancak 2011 yılında Ulusal Mucitler Onur Listesi’ne kabul edildiğini görecek kadar değil.
Hayatı boyunca yorulmak bilmeyen bir iş kadını olarak kalan Anderson, 87 yaşında hayatını kaybedene kadar Fairmont Apartments’ı yönetmeye devam etti. Büyük ihtimalle 1903 tarihli icadının geliştirilmiş versiyonuyla donatılmış bir otomobile de sahipti.
Popular Science’ın “The History of Every Thing” serisi, günlük hayatta kullandığımız nesnelerin ardındaki gizli hikâyeleri ve şaşırtıcı kökenleri ortaya çıkarıyor.



